
1220 Santigrat
Evimizin çatı katında bir atölyemiz var. Ben ve eşim Cenk, amatör bir ruhla seramik yapıyoruz; elde ve tornada şekillendiriyoruz, satışa aldırmadan yaptığımız işi yapmaya hep devam edeceğiz.
Doğadan ilham alıyoruz, çünkü en iyi tasarımcı o. Stoneware, porselen ve seramik çamurlarını seviyoruz, yüksek ısıda pişirmeyi seviyoruz — 1220 santigrat, tam kıvamında. Ellerimizle çalışmak, bir zanaat içinde var olabilmek ve onu sevebilmek ve hayal ettiklerimizi yaratmak için iç gözümüzle görmek; işte bunlar bizi mutlu eden şeyler.
Profesyonel olarak çeşitli takı tasarım şirketlerinde çalıştım. Bununla ilgili üniversite eğitimi aldım. Eşim, bir müzik aşığı ve amatör bir müzisyen. Ahşapla çalışmayı seviyor. Son zamanlarda, etnik bir ritim enstrümanı olan cajon’u üretiyor. Ayrıca benim masamı tasarladı ve yaptı. Atölye içindeki ekipmanlar ihtiyaca göre çoğaldı. Sanat şövalemiz, boyalarımız, fırçalarımız ve tuvallerimiz, 80’li yıllardan kalma pikabımız, plaklar ve kasetlerimiz bizi sarıyor ve dünyanın dört bir yanından gelen müzikler eşliğinde ruhumuzu biraz uzakta tutan bir melodi çalıyor gerçek dünyadan.
Yağmur büyüdü, genç bir kız oldu ve şimdi sınava çalışıyor. Arada bir güzel resimlerini göstermeye geliyor yanımıza. Harika şeyler çiziyor. Tam bir sanat aşığı.
Cenk her sabah merdiveni çıkıyor, müzik çalıyor, tezgahta oturuyor ve yeni bir tasarım için çalışmaya başlıyor. Ben de daha önce yaptığımız ürünlerin fotoğraflamasını yapıyorum. Eşliklerimiz, çay kahve, meyve, müzik.
Serap Çağdaş İstanbul – 2026


